Merhaba,

Gecenin bu saati politik ve paranormal bir çağrışım amaçlıyorum…

İrlandalı bir sanatçı olan Samuel, avangard tarzı ve “arıza” sözleriyle benim için bu gecenin önemli insanlarından biri oldu. Biraz paylaşmam gerekirse:

  • “…like a hunk of meat. There was no-one there. He was absent.”

diyerek tasvir ediyor bir hastayı Samuel. Baktığı varlığın sadece iri bir et parçası olduğunu ve “o”nun artık orda olmadığından bahsediyor.

  • “We are all born mad. Some remain so.”

Samuel’in hepimizin deli doğduğunu ve bazılarımızın öyle kaldığını anlattığı bu söz amiyane tabiriyle çok iddialı. Beni özellikle doğumumuz hakkında düşünmeye itiyor.

Samuel Beckett, 1969 tarihinde Nobel Edebiyat ödülüne layık görülmüş fakat ödülü almaya gitmemiştir. Karısı bu ödülü onu yalnız yaşamaktan alıkoyacağı için bir felaket olarak nitelendirmiştir. İsveç Akademisi’ne göre “modern insanın çektiği yokluğu yüceltmesi” ona bu ödülü kazandırmıştır.

1969 senesinde olan diğer olaylar düşünüldüğünde, modern insanın çektiği yokluk ve girdiği büyük arayış iyice açığa çıkıyor.

5 Ocak: Sovyetler Birliği “Venera 5” adlı uzay aracını Venüs’e gönderdi.

6 Ocak: ABD Büyükelçisi Komer’in arabası ODTÜ’de yakıldı, ve ertesi gün ODTÜ işgal edildi.

16 Ocak: Öğrenci Jan Palach, Prag’ın Wenceslas Meydanı’nda Sovyetlerin Çekoslovakya’yı işgalini protesto etmek için kendini ateşe verdi ve üç gün sonra öldü.

… ve artarak devam ediyor:

20 Temmuz : Tarihte ilk kez insanlı bir uzay aracı Ay’a ulaştı.

15 Ağustos - 18 Ağustos: İlk Woodstock Festivali, “çiçekler” açtı!

23 Eylül: Dünyanın dört bir yanında Vietnam savaşı karşıtı eylemler sürerken, ODTÜ işgaline önderlik edenlerden Taylan Özgür, İstanbul’da vurularak öldürüldü.

Bir de ‘69 senesinde doğanlara baktığımızda bu arayışın insanların içinde yarattığı büyük enerji göze çarpıyor:

12 Şubat: Darren Aronofsky 18 Ağustos: Edward Norton 28 Aralık: Linus Benedict Torvalds

Buna ek olarak, UNIX tabanlı işletim sistemlerinde 31 Aralık 1969 tarihinin sıfır noktası yani “tarihin başı” olarak kabul edilmiş olması bana biraz da olsa tesadüften öte geliyor.

Soru: İçimizdeki çiçeklerin tekrar açması için ne gerekiyor?